« ANASAYFA | HABERLER

Çocuk Gözüyle Dünya Nüfus Günü

14.07.2017 14:17:26

 

 Süleyman Demirel Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı, Neonatoloji Uzmanı Prof. Dr. Hasan Çetin, 11 Temmuz Dünya Nüfus Günü nedeniyle yaptığı açıklamada, Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) 2050 yılına dair demografik tahminlerini aktardı. Buna göre 2050 yılında Türkiye'nin nüfusunun 94,6 milyon olacağını, nüfus artış hızının düşmeye devam edeceğini ifade eden Prof.Dr. Çetin, rakamlar Türkiye nüfusunun yaşlandığına işaret ettiğini belirtti.

Prof.Dr. Hasan Çetin şu bilgilere yer verdi;

“Dünya Nüfus Günü 1987'den bu yana her yıl 11 Temmuz tarihinde kutlanmaktadır. Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu, bugünü bir kutlamadan çok nüfus artışından kaynaklanan sorunların gündeme gelmesi, tartışılması ve çalışmaların hızlandırılması için bir fırsat olarak değerlendirmektedir. Her yıl farklı temalar ele alınmaktadır. Önceki yıllar olan 2015 ve 2016 yılında   "Kırılgan nüfus grupları ”,  "Genç kızlara yatırım " konuları ele alınmıştır.

Cumhuriyetin ilanından bu yana Türkiye nüfusu yaklaşık 5,5 kat artış göstermiştir. Ülke nüfusu halen artış eğiliminde olup, artış hızı eskisi kadar yüksek değildir. 1927 yılında yapılan ilk nüfus sayımına göre ülkenin nüfusu 13 milyondu. 1940 yılına gelindiğinde ise bu rakam 17 milyona yükselmişti. İkinci dünya savaşı sırasında artan ölümler ve doğum oranında yaşanan düşüş nedeniyle nüfus artış hızı yavaşlamış ve 1950 yılına gelindiğinde Türkiye nüfusu 20 milyon olmuştur. 1965 yılına gelindiğine Türkiye'nin nüfusu 35 milyona ulaşmıştır. Bu tarihten sonra artışın hızı yavaşlamış ve özellikle 0-14 yaş grubunun toplam nüfus içindeki oranı gerilemiştir

Türkiye'de 65 yaş üzeri yaşlı nüfusun toplam nüfus içindeki payı 1990'lara kadar yüzde 5'in altında kalmıştır. Ancak zamanla doğum oranının azalmasıyla yaşlı nüfusun toplam nüfusa oranı bugün yüzde 7’nin üzerindedir. İstatistikler, 2050 yılında nüfusun yüzde 17'sinden fazlasının 65 yaş ve üstü kişilerden oluşacağını göstermektedir. Nüfus artış hızındaki düşüşü, son yıllardaki sayım sonuçlarında açıkça görmek mümkündür. Türkiye'nin 2007 yılında 70 milyon 500 bin olan nüfusu, adrese dayalı nüfus kayıt sistemiyle 2015 yılı sonunda elde edilen verilere göre bugün 79 milyonun üzerindedir.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) "Dünya Nüfus Günü" nedeniyle 2050 yılına dair demografik tahminlerini açıklamıştır. Buna göre 2050'de Türkiye'nin nüfusu 94,6 milyon olacak, nüfus artış hızı düşmeye devam edecek, yaş ortalaması 40 olacak, ortalama yaşam süresi ise 79'a çıkacak ve 2050 yılında nüfusun yüzde 17'sinden fazlasının 65 yaş ve üstü kişilerden oluşacağını göstermektedir. Rakamlar Türkiye nüfusunun yaşlandığına işaret etmektedir.  

Yaşlı nüfusun toplam nüfusa oranı 2023’te %10,2’ye 2050’de %20,8’e, 2075’te %27,7’ye yükselecektir.

Birleşmiş Milletler’in 2012 yılı nüfus projeksiyonlarına göre dünya nüfusu yaklaşık 7 milyar 52 milyon kişidir. 2012 yılında Dünya nüfusunun yaklaşık yüzde 1,1’ini oluşturan Türkiye, nüfus bakımından dünyanın en büyük 18. ülkesidir.

2050 yılında Dünya nüfusu 9 milyar 306 milyon kişi olurken, temel nüfus projeksiyon senaryosuna göre Türkiye 20. sıraya gerileyecektir. 2075 yılına gelindiğinde Dünya nüfusu 9 milyar 905 milyon kişiye yükselecek, Türkiye’nin sıralamadaki yeri ise 24 olarak değişecektir.

 

İstatistiklerle Çocuk, 2015 ( TÜİK 2015 sonu verilerine göre)

• Türkiye nüfusunun %29'unu çocuk nüfus oluşturdu.

• Yaşı 0-17 arasında olan 22 milyon çocuk var.

• Çocuk nüfus oranının en yüksek (%45) olduğu il Şanlıurfa, en düşük (%19) olduğu il Edirne oldu.

• Bir yılda nüfusumuza 1 milyon 325 bin 783 bebek eklendi.

• Son 17 yılda doğan çocuklara verilen en popüler erkek isimlerinin Yusuf, Mehmet ve Mustafa, en popüler kız isimlerinin ise Zeynep, Elif ve Merve olduğu görüldü.

• Evlilik: 16-17 yaş grubunda olan kız çocuklarındaki resmi evlenmelerin toplam resmi evlenmeler içindeki oranı 2015 yılında %5,2 olarak saptandı. Dikkat edilmesi gereken ise resmi olmayan evliliklerde bu oranın daha fazla olma gerçeğidir.  Kilis, Kars ve Ağrı’da %15 dolayında iken Rize Trabzon’da %1-1.5 arasında gerçekleşmiş.

• Ortaöğretimde Okullaşma oranı: 2015/'16 öğretim yılında %79,8 oldu, Rize’de %97.8 iken Bitlis’te %53 gerçekleşti, cinsiyetler arasında fark yok. Halen %20’lik kesim ortaöğretime devam etmiyor.

• İşgücüne katılma oranı : 15-17 yaş grubunda %21 oldu, erkek çocuklarda %28 iken Kız çocuklarda %13 olarak gerçekleşti.

• Zaman kullanım araştırması:  2014-2015 sonuçlarına göre 10-17 yaş grubundaki çocuklar, bir gün içindeki toplam zamanının üçte ikisini (9 saat 39 dakikasını uyku, 3 saat 34 dakikasını eğitim, 2 saat 36 dakikasını yemek gibi) temel faaliyetlere; kalan zamanının 2 saat 35 dakikasını TV izleme, radyo müzik dinleme, 1 saat 25 dakikasını sosyal yaşam ve eğlence, 1 saat 5 dakikasını hane halkı ve aile bakımı faaliyetlerine ayırdı. Diğer faaliyetler için (ulaşım, hobiler vb.) 1 saatten az zaman kullandı. Erkek çocuklar spor ve oyunlara daha çok zaman ayırırken, kızlar ise aile bakımına daha çok zaman ayırmışlar.

• Sağlık: 0-6 yaş arasındaki çocuklarda son 6 aydaki sağlık sorunları incelendiğinde

o %41,9 ile üst solunum yolu enfeksiyonu,

o %33,2 ile ishal ve

o %10,8 ile kansızlık olduğu saptandı.


• Ölüm nedenleri: Çocuklar en çok dışsal yaralanma ve zehirlenme ve sinir sistemi hastalıkları sonucunda hayatını kaybetti

• Trafik kazaları: Kazalarda ölen her iki çocuktan biri 10 yaşın altındaydı

Trafik karayolu kaza istatistiklerine göre, 2014 yılında meydana gelen trafik kazalarında 391 çocuk yaşamını yitirirken, 51 bin 850 çocuk yaralandı. Kazalarda ölen çocukların %46,3'ünü 0-9 yaş grubu, %24,8'ini 10-14 yaş grubu ve %28,9'unu 15-17 yaş grubundaki çocuklar oluşturdu.

 

• Bebek ölümleri:  son yıllarda belirgin olarak azalmıştır. Çok değil bundan 25-30  yıl önce bebek ölüm hızları binde 200 (‰ 200)seviyelerinde iken Türkiye’de eğitim, ekonomi ve sağlık hizmetlerinin ve yetişmiş eleman sayısının kaydettiği gelişmelerle birlikte 2016 yılı verilerine göre  bebek ölüm hızı binde  (‰ 10) düzeyine inmiştir.

Bebek ölüm hızında azalmayla birlikte hayatta kalan bebeklerde saptanan sekeller ve bunların rehabilitasyonu her geçen gün önem kazanmaktadır. Sosyal devlet olarak da bu nüfusun sağlık ve sosyal yardım harcamaları devlet tarafından karşılanmaktadır.

Metabolik hastalıklar, işitme engelli bebekler, başta down sendromu olmak üzere benzeri genetik temelli hastalıklar, yenidoğan yoğun bakım şartlarında sağlanan iyileşmeye paralel olarak yaşama tutunan bebeklerde ortaya çıkan göz problemleri, kronik akciğer sorunları, nörolojik sorunlar ve serebral palsi olarak adlandırılan kronik bakım gerektiren sorunlarla birlikte bu çocukların ileriki yaşlarda karşılaşacakları eğitim ve öğrenim sorunları da şimdiden planlanması gereken temel konular arasında yerini almaktadır.

Bütün bunlarla birlikte 11 Temmuz Dünya Nüfus Günü dolayısıyla tüm insanlığa sabır ve hoşgörünün hakim olduğu ve barışın bir an önce sağlandığı bir dünyada sağlık ve mutluluk dolu ömürler diliyorum.

 

 


PERSONEL GİRİŞİ

PERSONEL HABERLERİ

Kızamık Bilim Danışma Kurulu Kararları 08.01.2013



PERSONEL İSTEK/ÖNERİ/ŞİKAYET FORMU

İstek ve Dilekleriniz
Ad : Soyad:
Telefon : E-Posta:
Konu :
Açıklama :
 
  Üstte gördüğünüz rakamları yazınız :
  Gönder
Günün Menüsü