Süleyman Demirel Üniversitesi

“Halk Günleri”nin Bu Haftaki Konusu “Serebral Palsi (Beyin Felci) Belirtileri ve Tedavisi” Oldu

Süleyman Demirel Üniversitesi Araştırma Uygulama Hastanesince düzenlenen alanında uzman hekimlerin katılımcılarla buluştuğu “Halk Günleri”nin bu haftaki konusu “Selebral Palsi(Beyin Felci) Belirtileri ve Tedavisi” oldu.
Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Müjgan Arslan’ın konuşmacı olarak yer aldığı konferansta Arslan, serebral palsi rahatsızlığı hakkında bilgi vererek bu hastalığın insanlığın varoluşundan beri var olduğunu söyledi.
Yrd. Doç. Dr. Müjgan Arslan “Serebral Palsi, gelişmekte olan beyinde doğum öncesinde, sırasında ve sonrasında gelişen, ilerleyici olmayan, yaşla birlikte değişebilen, hareket kısıtlayıcı kalıcı motor işlev kaybı, duru ve hareket bozukluğudur. Serebral Palsi bulaşıcı, kalıtsal ve hayatı tehdit eden bir durum değildir. Ülkemizde bu hastalığın görülme oranı %4 olarak bildirilse de bölgesel farklılıklara göre bu oran %8’e kadar çıkabilmektedir. Bunun sebepleri arasında akraba evlilikleri, sık doğurganlık ve prematüre doğumlar gösterilebilir.” dedi.
Serebral Palsi hastalığının tanı aşamasından da bahseden Arslan “SP’ye özgü bir yöntem yoktur. Tanı hasta öyküsü ve klinik bulgulara göre konur. Tipik bulgusu olan hastalarda tanı 12-18 ayda konabilir. Bu dönemde çocuğun yürüme, el ve baş denetimi gibi gelişimsel kilometre taşına erişmesi gereken dönemdir. Tanı hasta bir süre izlendikten sonra ve aralıklı olarak birkaç kez muayeneden sonra konmalıdır. Tanı sürecinde nöroradyolojik değerlendirme çok önemlidir. Beyin MRI%90 hastada anormaldir.” şeklinde konuştu.
Arslan Serebral Palsiyi düşündüren bulgular hakkında katılımcıları “Bebeğin yüzüstü yatırıldığında kalçasını gövdeden yüksek tutması, yenidoğan bacaklarda aşırı ekstansiyon, koltuk altından tutulduğunda bacaklarda çaprazlama, alt bezi değiştirmede zorluk, tavşan gibi zıplayarak emekleme gibi belirtiler fark edildiğinde gerekli kontroller için en yakın sağlık kuruluşuna başvurmalısınız.” diye uyardı.
Hastalıkta erken teşhisin çok önemli olduğunu vurgulayan Yrd. Doç. Dr. Müjgan Arslan “Hastalık ne kadar erken teşhis edilirse, çocuğun gelişiminde o kadar olumlu katkılar sağlanabilir. Çocuk beynindeki sağlam bölgeleri öğrenerek bağımsız bir yaşam sürebilir. Bunun için çocuğunuzun mevcut kapasitesini geliştirmesine yardımcı olun ve bağımsız yaşam becerileri öğrenmesini sağlayın. Hastalığın kesin bir tedavisi olmamasına rağmen bazı tedavi yaklaşımları ile hastanın belli oranda iyileşme durumu da mümkün. Bu tedavi yaklaşımlarını, gelişimsel tedavi, fizyoterapik tedavi, spastiste tedavi, ortopedik tedavi, tıbbi tedavi ve yardımcı cihazlarla yapılan tedaviler olarak sıralayabiliriz.” dedi.
Yayın Tarihi: 1.12.2017
Okunma Sayısı: 436
Yayınlayan: SDÜ Araştırma ve Uygulama Hastanesi
Yukarı çık