Süleyman Demirel Üniversitesi

Hipertansiyondan Korunmak İçin Tuzu Kısıtlayın Düzenli Egzersiz Yapın

Süleyman Demirel Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi İç Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof.Dr. Barış Afşar, hipertansiyon oluşumundaki en önemli önlenebilir etmenin, tuz alımının kısıtlanması, yaşam değişiklikleri, düzenli egzersiz ve obeziteden kaçınmak olduğunu ifade etti.  17 Mayıs Dünya Hipertansiyon Günü nedeniyle açıklama yapan Prof.Dr. Afşar, hastalığı önlemenin hastalığı tedavi etmekten her zaman daha kolay olduğuna dikkat çekerek şu bilgilere yer verdi, “Kan basıncının normal değerlerden yüksek olması olarak bilinen hipertansiyon (HT), Dünya Sağlık Örgütü’nün raporlarına göre ölümün önlenebilir en önemli nedenidir. Yapılan ulusal ölçekli büyük çalışmalarda 18 yaş üzeri erişkinlerde her üç kişiden birinde, 50’li yaşlardan itibaren her iki kişiden birinde hipertansiyon olduğu gösterilmiştir. 31 Aralık 2015 tarihi itibarıyla Türkiye nüfusunun yaklaşık 79 milyon olduğu düşünülürse, 18 yaş üzeri 15,5 milyon insanımızda hipertansiyon olduğu varsayılabilir. Hipertansiyon oluşumundaki en önemli önlenebilir etmen tuz alımının kısıtlanması, yaşam değişiklikleri, düzenli egzersiz ve obeziteden kaçınmaktır. Toplum taramaları ve çalışmaları sayesinde bireyleri bu konuda bilinçlendirmek gerekmektedir. Unutulmamalıdır ki hastalığı önlemek hastalığı tedavi etmekten her zaman daha kolay ve daha önceliklidir. Bütün bu durumlara dikkat çekmek amacı ile her yıl Dünya Hipertansiyon Günü etkinlikleri düzenlenmektedir.  Bu günde, son on yıldır her en önemli sağlık problemlerinden biri olan hipertansiyona dikkat çekmek için çeşitli etkinliklerin gerçekleştirilmektedir. Bu etkinliklerin amacı toplum bazında bireyleri bilinçlendirmek,  tedavi süresince yaşanılan zorluklara dikkat çekmek ve tedavi uyumsuzluğunun nedenlerini anlamaktır. Türkiye’de hipertansiyon farkındalığı TURDEP-II verilerine göre %58,1’dir (kadınlarda %63.2, erkeklerde %48.5). Diğer bir ifade ile hipertansiyon olanların ortalama %42’si bunun farkında değildir.  EURIKA çalışması sonuçlarına göre de farkında olanların ancak 1/3’ünde (%32.1) HT kontrol altındadır. Son yıllarda ki çabaların sonucunda hipertansiyon farkındalığı, ilaç kullanma sıklığı, tedavi-kontrol oranlarının artmış olması gibi olumlu sonuçlar gözlense de bu gelişim yeterli değildir. Özellikle artan obezite, hareketsizlik ve diyabet sıklığı da hesaba katılınca ülke çapında ciddi adımlara ihtiyaç duyulmaktadır. Bu amaçla hipertansiyon konusunda toplu bazlı önleyici adımların atılması ve hastaların hipertansiyon hakkına bilinç düzeyinin gelişmesine ihtiyaç vardır.  Dünya hipertansiyon gününde bu en azından belli bir günde bile olsa bu konuda paneller, seminerler ve toplantılar yapılması hedeflenen hareketler olmalıdır.”
 
Yayın Tarihi: 17.5.2018
Okunma Sayısı: 527
Yayınlayan: SDÜ Araştırma ve Uygulama Hastanesi
Yukarı çık