Süleyman Demirel Üniversitesi

“Yaz Aylarında Kalp Hastalıkları ve Korunma Yolları” Konulu Halk Günü Konferansı

SDÜ Araştırma ve Uygulama Hastanemizde düzenlenen halk günlerinin bu ay ki konuğu Kardiyoloji Anabilim Dalından Doç Dr. Mustafa Karabacak, Dr. Öğretim Üyesi Bayram Ali Uysal ve Dr. Öğretim Üyesi Fatih Aksoy oldu. “Yaz Aylarında Kalp Hastalıkları ve Korunma Yolları” konulu konferansa hasta ve refakatçilerinin  ilgisi yoğun oldu.
Hastane Konferans Salonunda gerçekleştirilen konferansta ilk konuşmayı yapan Kardiyoloji Anabilim Dalından Doç Dr. Mustafa Karabacak şu bilgilere yer verdi; “Yaz aylarında yüksek hava sıcaklıkları kalp hastalıkları olanlar kadar olmayanları da önemli düzeyde etkilemektedir. Çoğu zaman yorgunluk, sıcak çarpması, solunum hastalıkları gibi çeşitli hastalıklara neden olabilmektedir. Bir çok kişi, havanın kendisini bunalttığından, nefesini daralttığından veya göğüs kafesine baskı yaptığından şikayet eder. Kalp rahatsızlığı olanlarda elbette daha büyük sorunlara yol açmaktadır. Sıcak havalarda yaşlılar ve 4 yaş çocuklar, kalp hastalığı olanlar, KBY ve diyaliz tedavisi alanlar, diyabetik hastalar, hamileler, açık havada çalışması gerekenler (tarım ve inşaat işçileri gibi), sıcak ve nemli yerlerde çalışanlar (fırın mutfak, kuru temizleyici gibi), açık havada egzersiz ve spor yapanlar, idrar söktürücüler gibi bazı sıvı ve elektrolit kaybına neden olan ilaçlar kullananlar daha dikkatli olmalı. Baş ağrısı, serin, terli, nemli cilt, baş dönmesi, sersemlik, halsizlik, güçsüzlük, mide bulantısı, kusma, koyu renk idrar gibi şikâyetler görüldüğünde serin bir yere gidin, egzersiz yapıyorsanız bırakın, ıslak mendil ya da nemli bezle yüzünüzü silerek, kompres yaparak, yelpaze ile yellenerek ya da vantilatör ile havayı soğutarak serinlemeye çalışın. Durumunuz iyileşmiyorsa acilen bir hastaneye başvurun.”
Türkiye’de ise yaklaşık 200 bin kişi kalp hastalıkları nedeniyle hayatını kaybettiğini belirten Kardiyoloji Dr. Öğretim Üyesi Bayram Ali Uysal, konuşmasında şunları dile getirdi;  “Dünya Sağlık Örgütü’nün verilerine göre; dünyada her yıl yaklaşık 18 milyon, Türkiye’de ise yaklaşık 200 bin kişi kalp hastalıkları nedeniyle hayatını kaybetmektedir, bu sayı her geçen yıl artmaktadır. Sigara, stres, kötü beslenme alışkanlığı ve çevresel faktörler kalp hastalıklarının oluşmasında önemli rol oynamaktadır.  Yaz mevsiminde hava sıcaklığındaki artışlar;  kalp damar hastalığı, hipertansiyon, kalp yetersizliği, ritim bozukluğu (Atrial Fibrilasyon gibi) diğer kronik hastalıkları olanlar, yaşlılar ve çocuklar üzerinde olumsuz etkilere neden olabilmektedir. Kalp hastalıklarından yaz mevsiminde korunmak için; beslenme, günlük 2-2,5 litre su tüketilmelidir. Ağır ve yağlı yiyeceklerden kaçınılmalı, sık aralıklarla ve az tüketilmelidir, beslenme sebze ve meyve ağırlıklı olmalıdır.  Diyabeti olan hastalar makul ölçülerde meyve tüketmelidir.  Sigara kullanılmamalıdır, güneşin dik olduğu saatlerde kesinlikle alkol kullanılmamalıdır. Kırmızı et yerine balık, az yağlı etler ve derisi hariç doğal yetiştirilmiş kümes hayvanları tüketilmelidir.  Soda, çay, kahve, kola gibi gazlı içecekleri tüketirken dikkat edilmeli ve bu içeceklerin kan basıncını artırabileceği ve ritim bozukluğuna yol açabilecekleri akılda tutulmalıdır. “
Güneşin çok yoğun olduğu saatlerde fiziksel aktiviteden kaçınılmaması gerektiğine dikkat çeken Dr. Öğretim Üyesi Fatih Aksoy, şu bilgilere yer verdi; “Güneşin dik olmadığı saatlerde akşam saatlerinde ya da sabah erken saatlerde kalp hastalığının elverdiği sürede ve yoğunlukta haftada 4 gün yavaş tempolu yürüyüş yapılmalıdır. İlaç dozu;  hipertansiyon, kalp yetersizliği, kalp damar hastalığı ve ritim bozukluğu olanlar günün sıcak saatlerinde olabildiğince güneş altında kalmamaya gayret edilmeli, güneşten korunmak için şapka kullanılmalıdır. Açık renkli, bol, ince kumaşlı ve pamuklu giysiler tercih edilmelidir. Denize mümkün olduğunca güneşin dik olmadığı saatlerde girilmeli, eğer kalp hastalığı varsa açıkta yüzmemeye gayret gösterilmelidir. Göğsünüzde yaygın sıkışma, baskı, yanma tarzında ağrı hissederseniz,  nefes darlığı,  çarpıntı ya da baygınlık hissi olursa hemen vakit kaybetmeden en yakın yakın sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır.” 
Konuşmaların ardından konferans katılımcıların soru-cevapları ile devam etti. Katılımcılar konferansın son derece verimli olduğunu belirterek memnun bir şekilde ayrıldıklarını dile getirdiler.
 
 
Yayın Tarihi: 23.7.2018
Okunma Sayısı: 506
Yayınlayan: SDÜ Araştırma ve Uygulama Hastanesi
Yukarı çık