Süleyman Demirel Üniversitesi
 
BÖLÜM TANITIMI
 
      Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı 1994 yılında şehir merkez,ndek, eski tıp fakültesi hastanesinde kurulmuştur. İlerleyen zamanla birlikte 5 poliklinik odası ve 38 yatak kapasitesi ile özellikle komplike hasta yaklaşımlarında, göller bölgesi ve civarının önemli bir referans merkezi durumundadır.
      Poliklinikte kardiotokograf, ultrasonografi, kolposkopi uygulanmaktadır. Yataklı serviste toplam 38 yatak (5 tane tek yataklı özel oda, 3 tane iki yataklı özel oda), doğumhane ve travay, tüp bebek ünitesi bulunmaktadır. Ayrıca hastaların taburcu olduktan sonra değişik nedenlerle gidemediği hallerde (neonatal problemler gibi) kalabilecekleri 5 yataklı bir odamız ve emzirme odamız ve emzirmeden sorumlu 1 hemşiremiz mevcuttur. 
     
      Yılda ortalama 10.000 hastaya poliklinik hizmeti verilmektedir. Bir yılda gerçekleştirilen ameliyat sayısı yaklaşık 1000’dir. Bu operasyonların çoğu, komplike ve çevre illerden veya hastanelerden değişik sorunları nedeni ile refere edilmiş hastalardan oluşmaktadır. Üniversite hastanemizde bir yandan sağlık hizmeti verilirken diğer yandan, tıp fakültesi öğrenci eğitimleri de yapılmaktadır. Bunun ötesinde tıpta uzmanlık eğitim öğrencilerinin modern tıbbın en yeni uygulamalar ile donatımı da bu süreçler içinde olmaktadır. 
     
      Süleyman Demirel Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı; Genel Jinekoloji, Obstetrik, Yüksek Riskli Gebelikler, İnfertilite, Üremeye Yardımcı Teknikler (Tüp bebek-IVF), Jinekolojik Onkoloji, Jinekolojik Endoskopik Cerrahi, Ürojinekoloji konularında uzmanlaşmış öğretim üyeleri ile sağlık hizmetine katkıda bulunmaktadır.
 
TÜP BEBEK ÜNİTESİ (IVF)
      2008 yılında Sağlık Bakanlığından ruhsatlandırılarak yasal olarak ÜYTE hizmet vermeye başlamıştır. Aynı yıl içerisinde ilk IVF ikizleri dünyaya gelmiş, daha sonrada çok sayıda IVF bebeklerimiz sağlıklı bir şekilde doğurtulmuştur. 2016 yılı itibariyle IVF ile ilgilenen toplam 4 öğretim üyesi bulunmaktadır.
     
      Ünite içerisinde androloji laboratuvarı, embriyoloji laboratuvarı, 1 adet oosit pick-up (oosit toplama) odası ve işlem sonrasında hastaların gözlemlendiği gözlem odası ve ayrıca toplantı odası bulunmaktadır. Son 5 yılda embriyo dondurma (cryopreservasyon) ve dondurulmuş embriyo transferi uygulanmaktadır. Dondurulmuş embriyo transfer programında hastalar ovulasyon indüksiyonu amacıyla yüksek doz ilaca maruz kalmamakta böylece gerek maliyet gerekse ilaca bağlı yan etkiler azalmaktadır.
     
      Embriyoloji laboratuvarında, kaliteli embriyo elde edilmesi, blastosist transferi, blastosist kriyopreservasyonu, embriyo dondurma işlemlerinde blastosist kollapsı tekniği ile daha yüksek başarı elde edilmesi çalışmaları sürdürülmektedir.
     
      Erkek nedenli infertilite tedavilerinde işbirliği içinde olduğumuz üroloji bölümünde TESE, TESA ve mikro TESE gibi cerrahi sperm bulma teknikleri başarıyla yapılmaktadır. İnfertilite tanı ve tedavisinde hormonal tetkikler, histerosalpingografi, sperm analizleri, diagnostik ve operatif laparoskopiler, intrauterin inseminasyon (aşılama), mikroenjeksiyon işlemleri yapılmaktadır. 
 
 
GENEL JİNEKOLOJİ
      Kadın genital hastalıkları içinde, sıklıkla şikayet konusu olan, düzensiz kanama, myoma uteri, rahim ağzının iyi huylu patolojileri ve tedavileri, yumurtalık ve etrafındaki organlarla ilgili iyi huylu patolojiler (yumurtalık kistleri), rahim sarkması, gibi bir çok patolojinin en yeni ve modern tekniklerle ve cerrahi aletlerle tedavisi yapılmaktadır. Bu kapsamda histeroskopik rahim içi değerlendirmeleri hem tanısal hem de tedavi maksatlı olarak başarı ile uygulanmaktadır. Bu uygulamaların gerektiğinde hastanın hastane yatışı olmadan, ofis uygulamalar şeklinde yapılabilmesi nedeni ile çevre illerden çok sayıda hastanın kliniğimize gelip tedavi olmaları mümkün olmaktadır.
   
      Jinekolojik servisi içerisinde bulunan müdahale odasında çeşitli müdahaleler (dilatasyon kürtaj, rahim içi araç uygulaması, polip çıkarılması, servikal biyopsi vb. ) yapılmaktadır. Uygulanan cerrahi işlemlerin hasta gereksinimleri göz önünde tutularak, en uygun anestezi tekniği kullanılarak ile yapılabilmesi, diğer bir diğer önemli tercih nedeni olarak ortaya çıkmaktadır.
     
     Son yıllarda 4D ultrasonografi eşliğinde değişik jinekolojik patolojilere invaziv müdahaleler ile birçok operasyon ihtiyacı olan hastanın ameliyatsız tedavileri de mümkün kılınmaktadır.
 
ENDOSKOPİK CERRAHİ
      Kliniğimizde diagnostik ve operatif laparoskopi işlemleri yapılmaktadır. 2009 yılında histeroskopi sistemi yenilenerek ayaktan hasta tanısında ve takibinde aktif olarak kullanılmaya başlanmıştır. Vaginoskopik teknik kullanarak minimal invaziv yaklaşımla uterin polip, septum, submukoz myomların tanısı ofis histeroskopiyle yapılmaktadır. Spekulum ve tenekulum uygulamadan yapılan bu işlem sayesinde hastalar ağrı hissetmemekte ve daha konforlu şekilde işlem uygulanmaktadır.
     
      Ofis histeroskopi tüp bebek ünitesinde de infertil hastaların değerlendirilmesinde kullanılmaktadır. Jinekoloji ve jinekolojik onkoloji ünitesinde anormal uterin kanaması olan hastalarda körleme dilatasyon küretaj işlemi yerine ofis histeroskopi, D&C’ye kombine edilmektedir.
   
       Aylık ofis histeroskopi sayısı yaklaşık 20’dir. Operatif histeroskopi ile submukoz myom, septum, endometrial ablazyon işlemleri ameliyathane şartlarında uygulanmaktadır. 
Laparoskopik histerektomi (kapalı yöntemle rahmin alınması) kliniğimizde prolapsus olmayan hastalarda laparatomiye gerek kalmadan laparoskopik operasyon olanağı vermektedir. Ayrıca kliniğimizde ooferektomi, kistektomi ve myomektomi gibi patolojiler laparoskopik olarak tedavi edilmektedir.
     
      Uterin prolaps ve üriner inkontinans ameliyatlarında da laparoskopik cerrahi tercih edilmekte ve laparoskopik sakrokolpopeksi gibi ileri laparoskopik cerrahi işlemler de yapılabilmektedir. İlk laparoskopik sakrokolpopeksi operasyonu 2008 yılında yapılmıştır.
 Laparoskopik retroperitoneal cerrahi jinekolojik onkoloji birimi tarafından başarıyla yapılmaktadır.
   
     Jinekolojik onkolojide laparoskopi hastanın erken taburcu olmasını, insizyon olmadan evrelenmesini, prognostik faktörler hakkında bilgi edinilmesini ve adjuvan tedaviye erken başlanmasını sağlamaktadır. İlk laparoskopik komplet pelvik lenf nodu diseksiyonu 2009 yılında serviks kanserli bir olguda uygulanmıştır.
   
     Laparoskopi sisteminin güncellenmesiyle ilgili çalışmalar devam etmektedir. Sistemin yenilenmesiyle birlikte laparoskopik radikal histerektomi ve paraaortik lenf nodu diseksiyonu gibi ileri onkolojik işlemlerde yakın zamanda mümkün olacak.
 
 
 
İLETİŞİM: 211 91 90 - 211 91 83 
 

 

Son güncelleme tarihi: 10.5.2017
Yukarı çık